/ #zihinsel 

Tepkiyi Ertelemek - Filtreler

Bir olayın saf, tek bir yönü olmadığından, o olayı gören tek bir çerçeve de yoktur. Nereden bakarsak o çerçevenin efsununa göre tepkimiz de değişir.

Karşımıza bir düşman çıktı (diyelim ki şanssız bir durum), ve bu düşmanın bize vereceği zararı düşürmemiz, hatta ondan yarar görecek kadar isabetli bir karar vermemiz gerekiyor. Bu durumda bakacağımız çerçeve önümüze ilk gelen ya da göze güzel görünen değil, haliyle amacımıza en uygunu olmalıdır.

Evet düşman güçlü, bu gerçeği evirip çeviremeyiz, ama bu bize kazanma şansımızı değerlendirmeden kaybetme lüksü verir mi? Eğer gerçekten önemli bir amaç varsa, bu durumdan ya düşmanı savuşturarak nötr şekilde, ya da düşmanı yenerek kazançlı şekilde çıkmak gerekmez mi?

Olaya baktığımızda algılarımızda edindiğimiz ilk izlenim bizi tepki vermeye zorlar. Evet, akla ilk gelen tepki muhtemelen yapılması gerekenle alakasız ve mantık dışıdır. Etkilenmelerden, hatta hayretlerden beslenmiştir. İşin içine henüz mantık girmemiştir.

İzlenim (1) —> Tepki önerisi

Birkaç saniye, izlenim ile tepki arasına konulursa, mantık yavaş yavaş işin içine girer. Burada bakılan çerçeve gerçekçiliktir. Eklediğimiz mantık, bize tehlikeleri ve yapılabilirliği hesaplar ve bu süreçten yeni bir fikir doğar. Her aşamada oluşan fikirden izlenim de doğar ve bu izlenim üzerine tekrar düşünülür. Hesaplanan olasılıklar bize küçük görünebilir ve direkt harekete geçebiliriz, ya da gözümüzü korkutur, imkansız ya da tehlikeli görünür. Bu izlenim sonucu yeni bir tepki önerisi sunulur, ya harekete geçip çabalamak ya da vazgeçmek ve o işi yapmamak.

(1) + Mantık —> Hesaplanmış fikir
-–> Hesaplanmış fikrin izlenimi (2) —> Tepki önerisi

Tepkiyi biraz daha ertelediğimizde ise denkleme bir irdeleme filtresi daha eklenir, görev bilinci. Buradaki görev, bizim için öncelik listesinin üst sıralarında ne bulunduğuna göre değişiklik gösterir. Bu ise mantığın bize hazırlamış olduğu hesaplanmış fikirden doğan izlenimden yeni bir fikir oluşturur, son fikir. Eğer görev yeterince önemliyse, son fikir görev bilinci filtresini geçer ve buradan harekete geçme önerisi doğar. Yapılabilirlik yüzdesi ne kadar düşük hesaplanmış olursa olsun harekete geçilir, çünkü görevdir, önemlidir. Bu filtre başarısız olursa da o iş, yapılan hesaplamalara değmez demektir, bir ‘görev’ kadar önemli değildir.

(2) + Görev bilinci —> Son fikir
-–> Son fikrin izlenimi (3) —> Tepki önerisi

Diyelim ki son fikrin izlenimi ‘harekete geçilmeli’ olarak çıktı ve hala bir şüphe mevcut, bir karasızlık durumu var. Belki de gözümüze ihtimalleri değiştirebilecek başka bir faktör çarptı ve riskleri ve yapılabilirliği tekrar hesaplamamız gerekti. Bu durumda aynı ilk izlenimde olduğu gibi son fikrin izlenimi de irdelenebilir, sonuçta ikisi de bir izlenimdir. Mantığın yardımıyla irdeleme işlemi yapılarak döngü tekrar eder, karar verme süresi uzar.

(3) + Mantık —> döngü

Belki içimizdeki görev, yalnızca resmi anlamda yapılması gereken değil de bir ahlak görevidir. Hangisinin öncelikli olduğu yıllar boyu inşa edilen temele bağlıdır, fakat ikisi çok yakın gelişmiş de olabilir. Eğer durum böyleyse ve son fikirden aldığımız izlenimden sonra birinin diğerinden daha öncelikli olduğuna karar verirsek döngü bir önceki basamağa çıkar ve tekrar irdelenir.

(2) + Başka bir görevin filtresi —> döngü

Bu sürece küçük bir örnek:

İzlenim (1) —> Tepki Önerisi
bu konuyu öğrenmek çok zor —> şimdi yatayım, sonra başlarım


(1) + Mantık —> Hesaplanmış fikir
(1) + Mantık —> şimdi başlamazsam daha sonra da aynı sebepten bu işe başlamam ve yine yapmamaya karar veririm, her gün aynı tepkiyi vererek gidersem 1 yıl sonra bu konu hakkında hala hiçbir şey bilmiyor olurum, ama başlarsam ve alışkanlık haline getirip sürdürürsem 1-2 yıl sonra bu işin ustası olabilirim

-–> Hesaplanmış fikrin izlenimi (2) —> Tepki önerisi
-–> bu iş hala zor, başlarsam muhtemelen sadece kendimi kötü hissederim —> en iyisi başka bir şeyle uğraşayım

(2) + Görev bilinci —> Son fikir
(2) + şu anda en önemli işim bu ve bununla yükümlüyüm —> ilerideki ve amaçlarıma ulaşmam için bu görevi şimdi yerine getirmem gerekiyor

-–> Son fikrin izlenimi (3) —> Tepki önerisi —> Tepki
-–> ilerideki amaçlarımı düşününce daha iyi hissettim —> o yüzden ertelemeden şimdi çalışmalıyım —> işe başlanır

Bu basamaklarda rol oynayan filtreleri güçlendirmek, karar verme mekanizmasını da güçlendirir. Muhakeme gücü ve amacının farkında olmak gibi özellikler, hem bize daha yararlı, hem de kişiliğimize daha uygun kararlar vermemizi sağlar, bizi tutarlı yapar. Zamanla görevimizin farkına varırız ve bu amaca uygun olan kararı seçmeye her seferinde daha fazla yaklaşırız. Gerçekleşme ihtimali %1 bile olsa amacımızı ve anlık görevimizi bildiğimizden buna imkansız demeyiz, deneriz!